| ----- WWW.TAVUS.BLOGCU.COM ----- |
Bunları BiliyormusunuzBunları Biliyormusunuz
22:41 - 8/10/2008 - yorum {yok} - yorum yazBunları Biliyormusunuz - 1Bunları Biliyormusunuz - 1 18 Şubat 1979 yılında sahra çölüne kar yağmıştı. Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür. Atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır. Avustralya’daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar. Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar. Başkan John F. Kenndy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi. Baykuş mavi rengi görebilen tek kustur Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı. Bir Big Mac hamburgerin ekmeğinde ortalama 178 adet susam bulunuyor. Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır. Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür. Bir Erkek Hayatının Ortalama 3350 Saatini Tıraş Olmak İçin Harcar. Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden dokuz gün yaşayabiliyor. Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgılar. Bir karınca kendi ağırlığının elli kati ağırlığı kaldırabilir. Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir kopeğinki kadar gelişmiştir. Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır. Bir kromozom bir genden daha büyüktür. Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer. Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir. Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafı kullanılır. Buckingham sarayında 602 oda bulunuyor. Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya’nın İshigaki Adası’nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır. Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika’dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir. Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur. Central park`ta yüzmek yasalara aykırıdır. Çocuklar baharda daha fazla buyuyor. Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir. Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. Döllenmeden sonra çocuğun boyu 5 milyon kat buyur... Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır. Dünyada insan başına düşen karınca sayısı bir milyondur. Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır. Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında Connecticut New Haven’da yayımlanmıştı. Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi cinliler. Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Küba’dır. Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor=. Eğer Barbie gerçekten yaşasaydı vücut ölçüleri 97–72 82 cm olacaktı. Eiffel Kulesi’nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır. Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edilmiştir. En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa’dır. En yakin oldukları noktada, Rusya ve Amerikanın birbirlerine uzaklıkları dört km `den daha azdır. Erkekler kadınlara göre on kat daha fazla renk koru oluyorlar. Eskimo dilinde kar yağışlarının farklarını tarif etmek için kullanılan yirmiden fazla sözcük vardır. Fareler kusamaz. Filler zıplayamayan tek memelidir. Gecen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır. Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer cin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. Gözleri açık tutarak hapşırmak imkânsızdır. Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve kulaklarımızın büyümesi asla sona ermez. Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent" anlamına gelmektedir. Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır. Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. Hamamböcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır. Hapşırdığınız zaman, kalbiniz de dâhil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. Hapşırırken Burnu ya da Ağzı Kapamak, Felce Neden Oluyor. Havuca rengini karoten verir. Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır. Her 25 kişiden biri astım hastasıdır. Her dört Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay’da düello yapmak yasaldır. Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta cin’dir. Hindistan`da oyun kâğıtları yuvarlaktır. Hindistan’daki yıllık doğum sayısı, Avustralya’nın toplam nüfusundan fazladır. Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar. İleri doğru bir adim atıldığında, insan vücudundaki 54 kas çalışır. İlk çamaşır makinesi 1907 yilinda Hurley Machine Co. Tarafından pazarlandı. İnciler sirkede erir. İnek sütünün pH değeri 6’dır. İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikâyesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur. İngiltere’deki bütün kuğular kraliçenin malidir. İnsan beyninin % 80’i sudur. İnsan beyninin ortalama ağırlığı 1.3kg’dır. İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak başparmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir. İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir. İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. İnsanlar beyinlerinin sadece %10’unu kullanırlar. İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu sayı 206 ya düşüyor. İnsanlar yaşamları boyunca altı filin ağırlığına eşit miktarda yiyecek tüketiyorlar. İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000’dir. Kadınlar erkeklere oranla iki kat fazla göz kırpar. Kanada, Kızılderili dilinde "büyük koy" anlamına gelmektedir. Kangurular geri geri yürüyemezler. Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır. Kaşları yukarı kaldırmak için 30 kaşı harekete geçirmek gerekiyor. Kediler ultrason seslerini duyarlar. Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır. Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır. Kış aylarında, Moskova’daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar. Kıta isimlerinin hepsi ayni harfle başlayıp ayni harfle biter. Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir. Kopeklerin ter bezleri ayaklarındadır. Kutup ayıları solaktır. Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi. Marilyn Monroe’nun altı ayak parmağı vardı. Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler. Mexico City her sene 25 cm kadar batıyor. Mickey Mouse’dan önce en meşhur çizgi film kahramanı Felix The Cat’di. Monako’nun ulusal orkestrası ordusundan daha geniş bir kadroya sahiptir. Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır. New York bir zamanlar Amsterdam`dı. Newton, yer çekimi kanununu fark ettiği zaman 23 yaşındaydı. Norveç’in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer. Ortalama bir buzdağının ağırlığı 20 milyon ton. 22:01 - 8/10/2008 - yorum {yok} - yorum yazBunları Biliyormusunuz - 2
21:53 - 8/10/2008 - yorum {yok} - yorum yazBunları Biliyormusunuz - 3Bunları Biliyormusunuz - 3
21:39 - 8/10/2008 - yorum {yok} - yorum yazBunları Biliyormusunuz - 4Bunları Biliyormusunuz - 4GÖNÜLSÜZ GÖNÜL Abdülhak Hâmidin evindeki sohbette, konu gençlik ve ihtiyarlıktan açılır. Yaşı geçmiş bir hanım, Abdülhak Hamide döner ve: - Efendim, gönül kocamaz! der. Hamid cevap verir: - Kocamaz ama, kocamış bir vücut içinde oturmak da istemez. BÖYLE KORUNUR Çok değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Ragıp Paşa, onların bakımı için tanıdıklarından birini memur tayin eder. öss Bir gün ansızın kütüphanesini ziyarete giden Paşa, etrafı ve kitapları toz, toprak içinde bulunca canı çok sıkılır ve belli etmemeye çalışarak: - Seni tebrik ederim yavrum, der. Gerçekten de gerçekten de emniyetli bir adammışsın. Teslim edilen şeylere hiç el sürmemişsin, âferin! VELÂYETİN GÖRDÜĞÜ Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han: - Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz diye çıkışır. Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der: - Peder ne der, kader ne der. ÇIKMAYAN MANA Mehmet Akif, Baytar Mektebinde müdür muavini olarak çalıştığı bir dönemde, muhasebeden gelen bir yazıyı anlayamaz. Yazıyı kaleme alan Salih Efendiyi aratarak yazıda ne demek istediğini sorar:.: - Salih Efendi İki türlü mana çıksın diye böyle yazdık efendim cevabını verince, Akif dayanamaz ve: - Hayret doğrusu, der. Biz birini bile çıkartamadık da. SOKRAT VE BİLEYTAŞI Talebelerden biri Sokrata sormuş: - Herkese güzel konuşma dersleri verdiğin ve onlara hitabet sanatını öğrettiğin halde, niçin sen de çıkıp bir konuşma yapmıyorsun? - Evlat, demiş Sokrat. Bileytaşı keskin değildir amma, en sert demiri bile keskin eder… ANLADIĞININ İSPATI Tanıdıklardan biri, yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfik’e göstererek fikrini sorar: Neyzen beğenmediğini ifade edince, adam: - İyi ama, der. Siz hiç roman yazmadınız ki! Neyzen Tevfik şu cevabı verir: - Ben yumurtanın tazesini bayatını iyi anlarım. Ama bu güne kadar hiç yumurtlamadım GÖNLÜMÜ FETHETTİĞİ İÇİN Fatihe sorarlar: - İstanbulu niçin fethettin? Cevap verir: - Önce o benim gönlümü fethettiği için! DÜŞMANIN CANI Şair Nefi bir toplantıda konuşurken, düşmanlarından biri içeri girmiş, fakat herkese selam verdiği halde kendisine: - Merhaba canım! demiş. Nefi durur mu? Hemen cevabı yapıştırmış: - Derhal çıkıyorum. FİKİR YAKALAMAK Şahabettin Süleyman, bir gün Ahmet Haşim’e: - Üç günden beri zihnimde önemli bir fikir saklıyorum, dediğinde, Ahmet Haşim, onun fikir üretmedeki kısırlığını ima ederek şöyle demiş: - Günahtır yahu, salıver gitsin şu fikri. Zavallıcık günlerden beri tek başına kim bilir ne kadar sıkılmıştır? DÜNYANIN YÜZÜ Hastalıktan ötürü gözleri kapanmış olan bir adam, halk şairi Seyraniye: - Bende dünyayı görecek göz mü kaldı? diye şikayette bulununca, söz eri Seyrani: - Hiç üzülme dostum demiş. Zaten dünyaya da bakılacak surat kalmadı. BRAVO!.. Genç bir şair, saçma sapan şiirlerini Victor Hugoya okuduktan sonra: - Üstad, diye sormuş. Şiirlerimi nasıl buldunuz? Victor Hugo: - Vezinsiz, kafiyesiz ve manasız bir şey yazmak istemiş ve tam muvaffak olmuşsunuz, demiş. Bravo doğrusu Sabır Cüneyd- i Bağdadi’ye “sabır nedir?” diye sorduklarında şu cevabı vermiş. - Yüzünü ekşitmeden, acıyı yudumlamaktır. Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanırmısınız? Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım. Bir doktor alkolsüz bira içilir mi? diye soran hastasına, Nasreddin Hoca’nın şu fıkrası ile cevap vermiş: Adamın biri, Nasreddin Hoca’ya: - Tuvalette bir şey yemek caiz midir? diye sorunca, Hoca: - Caizdir, demiş. Ama içeride başka bir şey yediğini zannederlerse, ne diyeceksin? N.Fazıl Kısakürek,vapurla Kadıköy’e geçerken, yanına biri yaklaşıp: - Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu? Biz yolumuzu bulabilirdik. Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan: - Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş. Yüzerek karşıya geçebilirdin. İmam- ı Azam hazretleri, üzerine doğru gelmekte olan bir hayvana yol vererek kenara çekildiğinde, yanındakiler neden böyle yaptığını sormuşlar. Hazret, düşünmeden cevap vermiş - Onun boynuzları var, benim ise aklım. Selçuk Sultanlarından biri,Mevlana’yı ziyaret ederek,saltanatları arasında ne fark olduğunu sorduğunda, o büyük zattan şu cevabı almış: - Senin saltanatın, gözlerin açık kaldığı müddetçe bakidir. Benim saltanatım ise, gözlerimi kapadığımda başlar. Ben Çekilirim Dünya nimetlerine önem vermeyen yasayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karsılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek olanaksızdır. Mağrur zengin, filozofa: - Ben bir serserinin önünde kenara çekilmem. Bunun üzerine Diyojen kenara çekilerek,gayet sakin su karşılığı verir: - Ben çekilirim. Yüzyıllar önce Semerkant, Bağdat ve İstanbul'dan Latinceye veya Fransızcaya çevirilen kitaplar ve buluşlar ilk bulan alimler göz ardı edilerek Avrupalı bilim adamları tarafından nasıl sahip çıkıldı? Dekart, Galile, Kopemik, Newton, Lavoisier, Kepler, Wright Kardeşler, Toriçelli, Kristof Kolomb, Vasco de Gama... İçinizde bunları tanımayan var mı? İlkokuldan başlayarak tanımaya başladığımız bu yabancı bilim adamları tarih kitaplarına bakarsanız, birçok önemli buluşun "ilk" sahibi. Yüzyıllar önce Semerkant, Bağdat ve İstanbul'dan Latinceye veya Fransızcaya çevirilen bir çok kitaplar ilk bulan alimler göz ardı edilerek Avrupalı bilim adamları tarafından sahip çıkıldı. Günümüzde batılı bilim adamları bunları yer yer itiraf etmektedirler. Mesela "Newton'dan yerçekimini "ilk bulan" kişi diye bahsederiz. Oysa yerçekimini ilk keşfeden, bilim adamı, pek tanımadığımız bir Müslüman : Razi' dir. İlk kağıt fabrikasını kuran :İbni Fazıl Kızamık ve çiçek hastalığını keşfeden: Razi Mikrobu ilk tanımlayan :Akşemseddin Cüzzamı bulan :İbni Cessar Vebanın bulaşıcı olduğunu bulan : İbni Hatip Verem mikrobunu bulan : Kambur Vesîm Retina tabakasını bulan: İbni Rüşd İlk göz ameliyatını yapan : Ammar İlk kanser ameliyatını yapan : Ali bin Abbas Küçük kan dolaşımını bulan : İbnünnefis İlk Tabipler odası başkanı: Ali bin Rıdvan Sıfırı ilk kullanan : Harizmi Trigonometriyi ilk bulan : Battani Tanjant, kotanjant ve kosekantı ilk kullanan : Ebul Vefa Trigonometri kitabını yazan : Nasiruddin Tusi İlk trigonometrik dönüşüm formülünü bulan: İbni Yunus Binom formülünü ilk bulan : Ömer Hayyam İlk difransiyel kitabını yazan : Sabit bin Kurra Ondalık kesiri ilk bulan : Gıyaseddin Cemşid İlk usturlabı yapan : Zerkali Dünyanın döndüğünü keşfeden ilk alim: Biruni Dünyanın çevresini ilk ölçen : Musa kardeşler Güneşin yüzündeki lekeleri ilk bulan alim: Fergani Yıldızların yer ve açıklıklarını ölçen ve ilk cetveli geliştiren : Cabir bin Eflah İlk otomatik kontrol sistemleri tasarlayan : Ahmet bin Musa Sibernetiği ilk kuran alim: İsmail-El Gezeri İlk optik temellerini koyan : İbni Heysem Sesin .fiziki açıklamasını ilk yapan : Farabi İlk torna tezgahını yapan alim: İbni Karara Kanatlarla uçan ilk alim: Hazerfen Ahmed Çelebi İlk uçağı yapan : Ebu Firnas Yer çekimini ilk bulan: Razi Sarkaçlı saati ilk yapan : İbni Yunus Maddelerin özgül ağırlığını ilk hesaplayan : Hazini Atomun parçalanabileceğim ilk bulan : Cabir bin Hayyan Gök kuşağını ilk açıklayan : Kutbettin Şirazi İlk kimya laboratuarını kuran alim: Cabir Saf alkolü ilk elde eden : Razi Fosforu ilk bulan alim: Beşir Havan topunu ilk bulan alim: Fatih Sultan Mehmed İlk kıta seyahatnamesini yazan alim: İbni Battuta İlk dünya haritasını çizen alim: Mürsiyeli İbrahim İlk ecza kitabını yazan: İbni Baytar Yaşadığı yüzyılın Batlamyus’u olarak anılan büyük bir astronomi ve matematik âlimi: Ali Kuşçu Atom bombası fikrini ilk defa ortaya atan ve “kimyanın babası” olarak bilinen dâhî bilgin: Cabir bin Hayyam Sibernetiğin kurucusudur. Otomatik sistemin öncülerinden : Cezeri Büyük Türk seyyahı ve yazardır : Evliya Çelebi Ses olayını ilk defa fizikî yönden açıklayan dünyanın en büyük fizik bilgini ve filozoflarındandır : Farabi İlk cebir kitabını yazan ve “sıfır (0)” rakamını kullanan, Batıya cebiri öğreten matematik bilginidir. Harizmi Sosyolojinin kurucusudur. Tarihi ilim haline getiren büyük bir düşünürdür: İbni Haldun Optik ilminin kurucusu olan büyük bir fizik âlimidir: İbni Heysem Dönemin büyük bilim adamlarındandır. 300’ü aşkın eser vermiştir : İbni Kemal Eserleri Avrupa’da yıllarca okutulan İslâm bilginidir. Büyük bir mütefekkir, doktor, astronom ve matematikçidir. : İbni Rüşd Eserleri Avrupa üniversitelerinde 600 sene kadar temel kitap olarak okutulan dâhî bir Müslüman doktordur. 270 kadar eser vermiştir: İbni Sina Einstein’e benzer olarak izafiyet teorisini ilk defa ortaya atan Müslüman bilgindir. : Kindi Seviyesine bugün bile ulaşılamayan dâhî mimar 364 esere imza atmıştır. Çıraklık eseri olan Şehzade Camii, kalfalık eseri olan Süleymaniye Camii ve ustalık eseri olan Selimiye Camii eserlerinden bir kaçıdır. Mimar Koca Sinan Binom açılımını bulan âlim, şair matematikçi ve astronomdur. : Ömer Hayyam 500 sene önce bugünküne çok benzer dünya haritasını çizen coğrafyacıdır. : Pîrî Reis Cerrahide dikiş malzemesi olarak ilk kez hayvan bağırsağını kullanan, asırlar boyunca Avrupa’ya ders veren kimyager ve doktordur. : Râzî Sırplar neden Osmanlıyı tercih etti: Sırplar bir taraftan Osmanlı, bir taraftan Macarlarla çevrilince iki tarafa da mektup yazarak sizin himayenize girsek bizim mezhebimiz hakkında ne yaparsınız diye sorduklarında; Macar kralı Hünyad “Sizin Ortodoks kiliselerinizi yıkıp yerine Katolik kiliseleri yaparız”, fatih ise “her Ortodoks kilisenin yanına bir cami yapıp herkesin kendi dinine göre ibadet etmesine izin veririm” demesi üzerine Osmanlı himayesini kabul ettiklerini, Ermeni meselesi: Ermeniler haksız davaları uğrunda 1874–1985 yılları arasında 3582 eser verirken, bizim ise sadece ve sadece 12 eser verdiğimizi, Almanya’da Türk bayrağı: Fransızların Almanya’nın Müllheim şehrindeki halkın mahsullerini sürekli yağmalamaları üzerine Osmanlı’dan yardım istenince padişah II. Ahmet: ”bunun için oraya asker göndermemize gerek yoktur, gönderdiğim yeniçeri elbiselerini kendi askerlerinin üzerine giydirip sınır boylarında şöyle bir dolaştırırsan Fransız zulmünden kurtulursun” demesi üzerine almanlar söyleneni aynen yapmış ve Fransızlar bir daha şehre saldıramamışlar, hatta sınırda yaşayanlar Fransa içlerine doğru kaçmışlardır. Bunun üzerine Almanya’nın Müllheim şehrinde 1703–1992 yılları arasında Türk bayrağı dalgalandığını, Dünya savaşlarının bilançosu: I.Dünya savaşı’nın 1565 gün sürüp, 9 milyon insanın hayatını kaybettiğini ve 22 milyon insanında sakatlanıp ömür boyu işsiz kaldığını ve II. Dünya savaşı’nın ise 35 milyon insanın canına mal olup, bu savaş sonunda 20 milyon insanın uzuvlarının bir parçasını kaybettiğini ve savaş boyunca 17 milyon litre kanın akıp, savaş sonrasında da 12 milyon çocuğun sakat doğduğunu, 13 bin ilk ve ortaokul, 6 bin üniversite ve 8 bin bilim laboratuarının yıkılıp, 319 trilyon adet kurşun harcandığını, Kim daha yamyam: Çağdaş batı dünyası Afrikalılara yamyam diyedursun, Avrupa’da egemen olan ‘Töton’ kabilelerinin (germenler) yüzyıllar boyunca rakiplerini öldürdükten sonra pişirip yeme geleneği’ni devam ettirdiklerini, Galaksiler arası seyahat: Endülüs Emevi Devleti’nden kalan 1.000.000 (bir milyon) adet kitabın Avrupalılar tarafından yakılması üzerine Fransız fizikçi p. Cuirie” Endülüs’ten bize 30 (otuz) kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Eğer yakılan bir milyon kitabın yarısı kalmış olsaydı, bugün çoktan uzayda galaksiler arasında seyahat ediyorduk” dediğini, Osmanlıya duyulan güven: Hollanda ticaret odasında bir oylamada, oyların eşit çıkması halinde; oda başkanının ‘içinizde Türklerle alışveriş eden var mı? Diye sorup, evet cevabı alınca o kişinin oy’unu iki oy olarak kabul edip imtiyaz tanığını, Günde dört defter dolusu yazan adam: büyük tarih âlimi Muhammed bin Cerir et Taberi’nin (839–923) yazdığı kitapların sayfaları, doğumundan ölümüne kadar hayatının bütün günlerine bölündüğünde her gününe 4 defter düştüğünü, Leylek vakfı: Bundan 150 yıl önce Ödemişli Hoca Mustafa isimli bir zatın leyleklerle alakalı bir vakıf kurarak göçmen leylekleri koruma altına aldığını, Osmanlı’nın ABD’ye yardımı: Amerikan iç savaşında kuzey hükümetinin Osmanlı’dan askeri yardım talebinde bulunduğunu, bunun üzerine I. Abdülmecid’in 1860 yılında Amerika’ya 120 deve yükü askeri malzeme ile 100 asker gönderdiğini, bu yardımın kuzeylilerin savaşı kazanmalarında önemli rol oynadığını ve bu askerlerin daha sonra geri dönmeyip Amerika’ya yerleştiklerini, Amerikalıların araştırması: Profesör Conin başkanlığında bir heyetin 1921 yılında İstanbul’a gelip Osmanlı vakıf sistemini incelemeye aldıklarını, Elli yıllık emek: 30 bölümlük meşhur “Et-tasrif limen acize ani’t-te’lif” isimli tıp ansiklopedisini yazmak için Zehravi’nin (936–1013) ömrünün tam 50 yılını harcadığını ve bu muazzam kitabın ortaçağ Avrupa cerrahisinin temel eseri haline geldiğini, Edison’un 3 bin deneyi: 3 bin deney yaptığı halde ampulün içine konulacak maddeyi bula mayan Edison’u arkadaşlarının vazgeçirmek istemeleri üzerine: ”beyler, evet 3 bin maddeyi denedik, hiç bir netice alamadık. Fakat bu denemelerden, 3 bin maddenin hiç birinin işimize yaramayacağı sonucunu alamadık mı?” cevabını verip son olarak kömürü deneyerek elektriği icat ettiğini, Delilere müzik: Osmanlı sultan’ı II. Bayezid’in Edirne’de yaptırdığı hastanede akıl hastalarını musiki ile tedavi ettirdiğini, Prusya kralının Osmanlı’ya yazdığı şiir: hem Avusturya, hem de Rusya tarafından sıkıştırılan Rusya kralı II. Frederik’in Osmanlı’ya: Baskı altında olanların dostu, Mazlumun kırbacı, Şarkın zafere aşina çocukları… Ey cesur yeniçeri! Bu tarafa yetiş. Seri zaferinle yakala ve yen düşmanı, Kazan harp meydanında yeni zafer çelenkleri. Daha şimdiden düşmana korkun basıyor, Çekiyor ayakların altında kötülüklerinin cezasını, Zaferinle zilletimiz sona eriyor, Talihin asil cesaretini mükâfatlandırsın, Hilal Tuna’yı hâkimiyeti altına alsın. Yetiş, yetiş ve korkusuz elinle, Avrupa’nın günahlarını, Asya’nın faziletlerine kurban et. Diye şiir yazdığını, 21:37 - 8/10/2008 - yorum {yok} - yorum yaz
|
Hakkımda Allah'ın Zatından Başka Her Şey Yok Olucudur Ana Sayfa Profilim Arşiv Kategoriler
- Kutsal Günler ve Geceler - Arefe ve Terviye Günü - Bayram Günleri - Cuma Günü & Cuma Namazı - Aşure Günü ve Gecesi
|